Acı Yüzünü Arıyor

Sıkıntının elinden tuttum
Yürüyorum çağın sokaklarında;
Uyumsuz, aykırı ve sürgün
..
Aşkla yaptığım her şey ‘ dönüşür güzele ‘
dediğim zamanlarım oldu

İçimde tutuşan bir orman kaygısı
Ağlamak istiyorum belirsizliğin koridorunda
Bir bilinç boşluğu başlıyor
sonra anlamsızlığın girdabı
Ah! Yerleşiyor kuşatılmışlık hissi
Bir şeyler var, inancımı kemiriyor
İçsel mi? Dışsal mı? belli değil
Bir rūzgar yokluyor dallarımı
Hüzün dilini arıyor…

Kusursuz bir hayalin saçılan nar taneleri gibi hücrem
Nasıl sevdim
Nasıl nefret ettim
Nasıl düşündüm
Ne sustum, ne haykırdım bunca zaman
Bak ütopyasızlığın, Tereddüt ve endişe haliyim
Kuşlar göğünü arıyor

Savrulup Durdum
Bir şehirden bir ülkeye
Bir düşten bir gerçeğe
Bir zamanlar Militanıydım hayallerimin
Şimdi Kırgınıyım zamanın
Mekan yolcusunu bekliyor

Ben geldiğimde buralara
Bilinç, bir kulaktan diğerine çöl fısıldıyordu
Şehvetle arzulayanlar yoktu,
Aşkı, kadını, silahı..
bu rüzgarı, bu ufku, şu yıldızları
Dünya acısı vardı tenimde
Baktım gözlerin karanlığına
Baktık gözlerin karanlığına
Umut yolunu arıyor

Kent, sisler içinde uyanıyor
jilet gibi kullanıyor kelimeleri önümden geçerken bir kıloşar
toz pembe masallar dağılıyor birdenbire
Bak, yine her şeyin suçlusu mülteciler
Yok gidecek yerleri hüzünden başka
Sınırındalar yaşamın..
Tepelerinde ‘ku klux klan’ rüzgarları

Hilmi NAR

Önerilen makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir